Efsane tasarımcı Karl Lagerfeld yine yapacağını yaptı Chanel’in eylül sonundaki Paris defilesinde yine insanları şaşırtıp, hayran bıraktı.

81 yaşındaki dahi delikanlı bu defa defile alanı olarak Grand Palais’i seçmiş, podyum olarak burada 19’uncu yüzyıl Paris’inden bir cadde tasarlamıştı. 

Lagerfeld, “Chanel Caddesi” adını verdiği bu caddenin 19’uncu yüzyıl Paris caddelerinden birini yansıtması için en küçük detaylara bile yer vermişti. Caddeyi çevreleyen fon için 19’uncu yüzyıl Paris’inde çekilip, büyütülen dev fotoğraflar kullanılmıştı. Caddeye bakan koltuklarda yerlerini alan davetliler bir anda kendilerini 19’uncu yüzyıl Paris’inde buluyorlardı. 

Büyük usta esas süprizi defilenin sonuna saklamıştı: Defileye katılan mankenler bir anda ellerinde kadın haklarına ve özgürlüklere dikkat çeken pankartlarla sloganlar atarak Karl Lagerld’in arkasında caddede yürüyüşe başlayınca bütün izleyiciler yerlerinden fırlayıp, alkışlarla onlara eşlik ettiler.

Beyaz saçlı, siyah gözlü ve eldivenli dahi bir kez daha yürekleri hoplatmış, mesajı vermişti.

Onun için her tasarım ve her defile bir mesaj, bir iletişim yolu idi. Tıpkı Paris sokakları ve caddeleri ile bu caddelerde yapılan gösteriler ve yürüyüşler gibi.


Karl Lagerfeld Kimdir?

Onun için “Yaşayan en büyük tasarımcı”, “Beyaz Şövalye”, “Büyük Dahi”, “Yorulmaz Adam” ve benzeri birçok isim, sıfat, ünvan, tanım kullanılır fakat hiçbiri onu tanımlamaya yetmez.

Büyük Usta’yı en güzel onun eserleri ve buluşları anlatır. Biz de onu anlatmaya bu nedenle son defilesi ile başladık…

Allah vergisi bir yeteneğe sahip olan Karl Lagerfeld yıllar yılı bu yeteneğini geliştirmeye çalışmıştır. En büyük özelliklerinden biri çok çalışması ve çok düşünmesidir. İyi bir gözlemci ve okuyucudur. 

İçinde yaşadığı toplumu ve dünyayı tanımaya çalışır. Başladığı işi bitirmede ısrarcı ve inatçıdır. Kolay kolay yorulmaz, pes etmez. Uzun uzun konuşmaz ve uzun uzun konuşanları sevmez. Sevmediği diğer şeyler sigara ile cep telefonudur.

Zamana büyük değer verir. Boşuna zaman harcamaz ve harcatmaz.

İyi bir terzi, fotoğrafçı ve okurdur. Dünyada olup bitenleri, özellikle yenilikleri izler. Teknik ve teknolojik gelişmelere duyduğu büyük ilgiyi otomobil tanıtımında göstermiştir.

Kendini terzilik, moda ile ve klasiklerle asla kısıtlamaz. Onun için tasarım çok geniş ve çok kapsamlıdır. 2011 yılında Coca-Cola için tasarladığı şişeler sınırlı sayıda üretilmelerine rağmen çok beğenilmiş, koleksiyoncular tarafından kapışılmıştır. Tasarladığı oyuncaklar, çantalar ve ayakkabılar da öyle.

Modanın ve tasarımın efendisi Karl Lagerfeld 1933 Hamburg doğumludur.  Paris’teki Montaigne Lisesinden mezun olduktan sonra Paris’te ünlü terzilerle çalışmış terzilik mesleğini öğrenmiştir. 

Moda dünyasında adının duyulduğu ilk yıl 1958 yılıdır. 1958 yılında Lagerfeld 25 yaşındadır ve ilk sergisini açıp, ilk koleksiyonunu sergilemiştir. Moda otoritelerinin şaşkınlık ve hayranlığını kazanan bu sergi dikkatleri üzerine çekmiş, dahi olarak tanınmasına neden olmuştur. 

‘Genç Lagerfeld’i diğer moda tasarımcılarından farklı kılan büyük özelliklerden biri terzilik ve dikiş konularına saplanıp kalmamış, insanların beğenilerini gözlem altına alıp, sonuçlar çıkarmıştır. Aksesuar tasarımına yönelip, ayakkabı ve çanta üretmesi bu yüzdendir. 

1972 yılında İtalya’nın büyük ve köklü moda kuruluşu Fendi için çalışırken hazırladığı giysi ve kürk tasarımlarının yanında birbirinden güzel ve ilginç aksesuarlar vardır. Opera için hazırladığı kostümler olağanüstü ilgi çekmiştir. 


Karl, Chanel’de

Chanel’i yoktan vareden Gabrielle “Coco” Chanel 1971 yılında, 87 yaşında vefat ettiğinde Chanel markası model ve parfüm alanlarında dünya lideriydi. Ancak, Coco Chanel’in vefatından sonra Chanel uzun süre onun mirası ile işlerini yürüttü. Gabrielle’in yerini alan tasarımcıların hiçbiri vasatın üstüne çıkamayınca Karl Lagerfeld’e başvuruldu.

Modanın Şövalyesi, Fendi için tasarımlar yaptığını ayrıca kendi markasını kurmaya hazırlandığını fakat “Baş Tasarımcı” olarak Chanel için çalışabileceğini söyledi.

Bütün şartları kabul edildi ve Karl Lagerfeld, 1983 yılında Chanel’in başına geçti. Aynı yıl Chanel’in merakla beklenen defilesinde dehasını bir kez daha kanıtladı. Moda dünyasını sarstı.

Chanel’den ümitlerini kesmiş eleştirmenler bile “Karl bizlere iyi bir tasarımcının neler yapabileceğini çok güzel gösterdi.” diyorlardı.

1971-1983 yılları arasında yerinde sayan, kan kaybeden Chanel, Karl Lagerfeld önderliğinde kısa sürede derlenip-toparlandı ve başa güreşmeye girişti. “Bir kişi ne yapabilir?” diye soranlar yanılıp, mahçup olmuşlardı. Bir kişi çok şey yapabilirdi. Bir kişinin çok şeyler yapabileceğinin bir örneği de Karl Lagerfeld idi.

Kadınları ve onların istediklerini, ihtiyaçlarını çok iyi biliyordu. Uçuk-kaçık, işe yaramayacak, hiç bir şey tasarlamıyordu. Kadınlar ona güveniyorlardı. Bu çok önemli bir bağ oluşturmuştu. Karl adı yetiyordu.

Chanel’i kısa zamanda moda dünyasının en popüler markası yaptıktan sonra nice zamandır gönlünde yatan arzusunu gerçekleştirdi: Chanel ve Fendi için belirli vizyonlar öngörmüş, farklı tasarımlar yaratmış ve yaratıyordu ancak içinden geldiği gibi çalışacağı, kendisini yansıtacağı bir markaya ihtiyacı vardı böylece kendi markasını Karl’ı kurdu. Bugün Karl mağazaları dünyanın 17 yerinde hizmet veriyor.