Türkiye’mizin neresine gitseniz Şengül Hamamı’nın adını duyan birilerini bulursunuz. Şengül Hamamı bu yüzden ülkemizin en ünlü hamamıdır.

Ne var ki Şengül Hamamı’nın adını duyanların çoğu bu hamamın nerede olduğunu bilmezler.

Şengül Hamamı bir destan, bir efsane kahramanı gibi dilden dile yayılıp, gitmiştir.

Şengül Hamamı bu ününü geçmişine borçludur. Çünkü 15’inci yüzyıldan günümüze Ankaralılara ve Ankara’ya görevli gelenlere hizmet vermektedir.

Eski Ankara’yı anlatan belgelerde şehir önce ikiye ayrılır. Bu ayrım Ankara Kalesi ve eteklerine göre yapılır. Esas şehir Kale’de, surlar içindedir. Zamanla surların dışına taşar ve Kale eteklerine yayılır.

Kale içinden bugünkü Anafartalar Caddesi ve Hacıbayram Camii’ne uzanan yöreye Yukarı Yüz, buradan Karacabey Külliyesi’ne uzanan yöreye Aşağı Yüz denir.

Şehrin ileri gelenleri, yöneticileri, Yukarı Yüzde oturur. Büyük pazarlar ve dükkanlar da buradadır. Bu “yüz”, Aşağı Yüz’den daha temiz, daha bamkımlı ve daha pahalıdır.

Aşağı Yüz’ün büyük Karacabey Külliyesi’nden geri kalan Karacabey Hamamı da Şengül Hamamı da Şengül Hamamı gibi 15’inci yüzyıl eseridir.

Şengül Hamamı, Aşağı Yüz’de, yakın zamanlara kadar Çocuk Esirgeme Kurumu olarak bilinen binanın arkasında, Anafartalar Lisesi’nin yanındadır.

Hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri vardır. Hamamı yaptıran İshak Paşa’dır. Kadın ve erkek bölümleri ayrı olduğundan “çifte hamam” denilmiş ve sonraları Ankaravî Mehmet Emin Efendi Vakfı içine alınmıştır. Pek çok onarım gören Şengül Hamamı’nın 1792 ve 1801 yıllarında iki büyük onarım gördüğü bilinmektedir.

Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa’nın 1400’lü yılların ikinci yarısında yaptırdığı Şengül Hamamı uzun zaman hizmet dışı kaldıktan sonra Avrupa Birliği’nden alınan destekle yeniden onarılmış ve 2009 yılında hizmet vermeye başlamıştır.

Tipik Osmanlı hamamı mimarisi ve hamam kültürü hakkında bilgi edinmek isteyenlere duyurulur.