Kan toplayıp, kalbe geri getiren toplardamarlara (ven) denir. Toplar damarların yapıları atardamarlardan farklıdır. Çünkü, vücudun çeşitli organlarından, sözgelişi ayaklardan, bacaklardan alınan kanlar vücudun üst kısmında bulunan kalbe taşınacaktır. Bu taşıma, yer çekimine karşı bir harekettir.

Hareketi toplardamarlar içinde bulunan küçük, hassas kapakçıklar sağlar. Kapakcıkların çalışma düzeni bozulduğunda kanın düzenli akışı da bozulur, damar genişler, şişer, deride renk değişikleri olur.

Başlangıçta hasta kılcal damarların örümcek ağı gibi görüntüsünden yakınır. Henüz ağrı-sızı-kaşıntı yoktur.

Hasta önlem almazsa damar daha da genişler çapı 3-4 milimetreye çıkar ve yakınmalar başlar. Hasta uzun bir süre ayakta kaldığında ayakta ve bacakta şişkinlik ve ağrı-sızı vardır. Bacaklara sık sık kramp girer, şişkinlik ve renk değişimi artar.

Hastanın kilo alması, hamileliği, varisli bölgeyi sıcak su ile yıkaması, sıcak tutması varisin ilerlemesini sağlar.

Varis henüs kılcal durumda iken tedaviye başlanır ve hasta gerekli önlemleri alırsa hastalığın ilerlemesi ve hastanın yakınmaları durdurulur, aksi halde tedavi güçleşir.

Başlangıç durumundaki varisler ilaçlarla ve çeşitli yöntemlerle durdurulabilir. İlerlemiş varislerde ise ameliyat gerekir.


Varisi Ciddiye Almak Gerekir

Her hastalık gibi varisi de ciddiye almak, büyüyüp yara haline gelmesini önlemek gerekir. Genellikle kadınlarda erkeklere kıyasla 3-4 kat fazla görülür. Hareketsiz durmakla büyük ilişkisi vardır. Sürekli olarak ayakta durmakla büyük ilişkisi vardır. Sürekli olarak ayakta durmak ya da oturmak hatalığın başlamasına neden olursa da bazı uzmanlara göre kalıtımla ilgisi vardır. Bu nedenle doktorunuz bacağın ve ayak bileklerinin iç taraflarındaki renk değişikliklere bakacak ve yakınlarınızda, büyüklerinizde varis olup, olmadığını soracaktır.

Bacaklarda ve ayak bileklerindeki renk değişikliği ve şişlik varisin hangi safhada olduğunu işaret eder.

Söz gelişi varisin dördüncü safhasında cilt kahverengi-siyah renk alır. Bunun nedeni toplanan kandır. Yara açılmadan ultrasonla durumu saptamak ve tedaviye başlamak gerekir.

Tedavi olmayan varis kana pıhtı atarak ölüme sebep olabilir.


Varise Karşı Alınacak Önlemler

Varis başlamadan ve başlayıp, yaygınlaşmadan alınacak pek çok önlem vardır.

Genellikle 30’lu ve 40’lı yaşlarda ortaya çıkan hastalık kimi zaman 20’li yaşlarda bile görülebilir.

Hasta, önlem almazsa varisin 50’li ve 60’lı yaşlarda hızlanıp, artacağını bilmelidir. 60’lı yaşlardaki kadınların yüzde 55’i varislidir.

Alınacak ilk önlem hareketle ilgilidir. Kan dolaşımını düşünerek bacak ve baldır kasları daha çok hareket ettirilmelidir. Başta yürümek olmak üzere egzersiz ve spor yapmak, fırsat buldukça baldır, bacak ve ayakları soğuk su ile yıkayıp, masaj yapmak gerekir.

20’li, 30’lu yaşlardan başlayarak kilo almamaya çalışmak, her fırsatta yürümek, ayak-bacak ve baldırları çalıştırmak önemlidir. Hamilelik, şişmanlık, kaplıca, sıcak su, güneş banyosu, sürekli ayakta durmak veya oturmak varisi ve varis ağrılarını arttırır, dinlenirken ayakları 40-50 cm yüksekliğinde sandalye, tabure benzeri şeylere koymak azaltır.

Hamilelik döneminde ayaklar şişip, varis belirginleştiğinde doktorunuz size varis çorabı kullanmanızı da önerebilir. En geçerli yöntem fazla kilo almamaya ve hareket etmeye çalışmaktır.

İş yerinde oturarak ya da ayakta çalışanlar mümkün mertebe dar, ayaklarını sıkan ayakkabılar giymemeli, en azından zaman zaman ayak parmaklarını aşağı yukarı hareket ettirmelidirler.